“`html
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye’yi Ziyaret Etti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye‘deki ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere yola çıktı.
Merz, çarşamba günü Türkiye’ye vardı ve bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek.
Bu önemli görüşmenin, iki ülke ilişkilerinde son zamanlarda artan olumlu atmosferi desteklemesi bekleniyor.
Dünya genelinde Rusya’nın tehdit olarak algılanmaya devam ettiği bir zamanda, görüşmelerde güvenlik ve savunma sanayisi gibi konuların ön plana çıkması muhtemel. Enerji, göç ve ticaret başlıkları da gündemde yer alacak.
Friedrich Merz, Mayıs ayında Almanya Şansölyesi olarak göreve başlamıştı.
Böylesine önemli bir görüşme için hazırlıklar, 17 Ekim tarihinde Ankara’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Alman Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul tarafından başlatıldı.
Fidan ve Wadephul’un olumlu mesajlar vermesinin ardından yapılan Erdoğan-Merz görüşmesinin, Ankara-Berlin ilişkilerinde yeni bir döneme kapı aralayacağı ümit ediliyor.
Ticaret ve enerji gibi alanlarda son zamanlarda artan işbirliği, iki liderin görüşmesinde ele alınacak yeni fırsatları gündeme getirmesi açısından memnuniyet verici bulunuyor.
Güvenlik ve Savunma İşbirliği Üzerine Durmak
Ziyaret, Avrupa’nın güvenlik ve savunma konularını öncelikli yalanlar listesine aldığı bir dönemde yapılıyor.
Almanya, artış gösteren Rus tehdidine karşı büyük bir silahlanma hamlesi yapmış ve Avrupa Birliği’ni (AB) bu yönde harekete geçmeye teşvik etmiştir. Türkiye’nin, NATO müttefiki olarak, bu işbirliğinde önemli bir rol oynayacağı biliniyor.
2019 yılında Türkiye’nin Suriye’ye yönelik sınır ötesi operasyonuna tepki olarak Almanya’nın silah satışını kısıtladığı hatırlatılmalıdır. Ancak, özellikle Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırısı sonrası değişen güvenlik koşullarıyla birlikte bu kısıtlamaların kademeli olarak kaldırıldığı görülüyor.
Alman Dışişleri Bakanı Wadephul, Türkiye’ye olan silah kısıtlamasının kaldırıldığını belirtirken, “Türkiye, bizim için güvenilir ve merkezi bir NATO ortağıdır. Bu nedenle savunma sanayilerimizin işbirliği yapması doğal olacaktır,” dedi.
Merz’in Ankara ziyareti, Türkiye ile İngiltere arasında Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının satışına dair anlaşmanın imzalanmasından sadece birkaç gün sonra gerçekleştiriliyor. Bu durum, iki taraf arasındaki olumlu gelişmelere işaret ediyor.
Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya ile birlikte bu savaş uçaklarını geliştiren konsorsiyumda yer alıyor. Uçakların üçüncü bir tarafa satışı, konsorsiyumdaki tüm ülkelerin onayını gerektiriyor.
Erdoğan ve Merz’in görüşmesinde, güvenlik ve savunma sanayisinde yeni işbirlikleri fırsatlarının gündeme geleceği öngörülüyor. Türkiye’nin, özellikle silahlı ve silahsız dronlar dahil olmak üzere savunma sanayiindeki üretim kapasitesi, Avrupalı alıcıların dikkatini çekmektedir.
Türkiye’nin Almanya’dan Beklentileri
Türkiye, ikili savunma işbirliğinin yanı sıra, ‘aday ülke’ sıfatıyla AB’den destek talep ediyor. Almanya’nın bu konuda Türkiye’nin AB fonlarına erişimi için gerekli desteği sağlaması isteniyor.
AB, silah ve askeri ekipman üretimini desteklemek amacıyla Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) adı altında 150 milyar Euro değerinde bir mali araç geliştirdi. Ancak, Türkiye’nin bu programa katılımının Yunanistan ve Kıbrıs tarafından engellendiği biliniyor.
Almanya’nın bu engelleri aşmak için taraflarla müzakerelerde bulunduğu ifade ediliyor.
Erdoğan’ın Merz ile yapacağı görüşmede bu durumu gündeme getirmesi ve engelin NATO güvenliği üzerinde olumsuz etki yaratığını vurgulaması bekleniyor. Türkiye, bu doğrultuda geliştirilecek kurumsal işbirliğinin, Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisinin şekillendirilmesine de katkı sağlayacağına inanıyor.
Göç Konusunda İşbirliği Devam Ediyor
Son on yılda Türkiye-Almanya ilişkilerinin önemli bir parçası olan düzensiz göç konusu, halen gündemdeki yerini koruyor.
Suriye iç savaşının Avrupa’ya kitlesel göç vermesiyle birlikte, Türkiye-AB arasında 2016’da imzalanan göç işbirliği anlaşmasının arka planında Almanya’nın desteği önemli bir rol oynamıştı.
Bugün Suriye’de durum değişse de göç meselesi Ankara-Berlin ilişkilerinde kritik bir konu olmaya devam ediyor. Türkiye’nin, hâlâ önemli bir transit ülke olması ve özellikle Almanya’ya yapılan iltica başvuruları, bu meseleyi daha da ön plana çıkarıyor.
Alman medyasında yer alan haberlere göre, iltica başvurusu kabul edilmeyen yaklaşık 22.000 Türk vatandaşının Türkiye’ye gönderilmesi planlanıyor. Ancak, diplomatik kaynaklar, son iki yıldır bu konuda henüz bir uzlaşma sağlanamadığını ve gönüllü dönenler dışında bu sayıdan herhangi bir azalma yaşanmadığını belirtiyor.
Bu konunun Erdoğan ve Merz arasındaki görüşmede ele alınması bekleniyor.
Ankara için önemli bir diğer konu ise, Suriye’nin yeniden inşası için AB’nin yaptırımlarını kaldırması ve mali destek sağlamasıdır. Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana yurtlarına geri dönen yarım milyon Suriyelinin, güvenlik ve yaşam koşullarının iyileşmesiyle birlikte bu alana katkı sağlayacağı düşünülüyor.
İnsan Hakları Gündeme Gelebilir Mi?
Görüşmenin önemli konularından biri de son dönemde somut bir ilerleme kaydedilmeyen Türkiye-AB ilişkileri olacak. Ankara, AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir öncelik olduğunu belirtmesine rağmen, Kopenhag kriterlerine uyumda gerileme ve Kıbrıs sorununun çözülmemesi gibi etkenler statünün değişmesine engel teşkil ediyor.
Bu durum, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konuların da ilerlemesini engelliyor. Alman Dışişleri Bakanı Wadephul’un ziyareti sırasında görüldüğü üzere, Merz’in Türkiye’deki muhalefet üzerindeki baskılar hakkında kamuoyunda yorum yapmaktan kaçınması bekleniyor.
Wadephul, basın toplantısında Türkiye’deki muhalefetle ilgili belirli bir isim anmaktan kaçınarak, her aday ülkenin AB değerlerine uygun davranması gerektiğini vurgulamıştı.
İsrail Konusunda Görüş Ayrılıkları
Almanya ile Türkiye arasındaki önemli bir görüş ayrılığı ise Gazze meselesi. Almanya, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi yönetiminin yaptığı soykırım nedeniyle İsrail’i eleştirmekten sakınıyor ve birçok alanda destek vermeyi sürdürüyor.
Almanya, Fransa ve İngiltere’nin aksine Filistin devletini tanımayı da reddediyor. Türkiye ise Gazze’de aktif bir politika izliyor ve sorunların çözümünün Filistin Devleti’nin tanınması ile mümkün olacağı görüşünü savunuyor.
Erdoğan ve Merz, daha önce 13 Ekim’de Gazze’de ateşkesi sağlamak için imzalanan ortak bildiride bir araya gelmişlerdi. Erdoğan’ın bu görüşmede Almanya’dan Filistin devletini tanıma talebinde bulunması ve İsrail’in ateşkesi ihlal etmemesi için baskı yapılması gerektiğini dile getirmesi bekleniyor.

“`